Sleeve Gastrektomi (Tüp Mide Ameliyatı) obezite cerrahisinde yaygın olarak uygulanan gıda alımını kısıtlayıcı (restriktif) ameliyatlardandır

Sleeve Gastrektomi yöntemi ile Tüp Mide Ameliyatı olan hastalarda besinlerin emilim problemi olmaz ve dolayısıyla rutin vitamin ve mineral takviyesi gerekmemektedir.

Sıkça sorulan Sorular

Tüp Mide Ameliyatı Ne Demektir ?

“Tüp Mide” ameliyatı her türlü uğraşa rağmen istedikleri kiloyu veremeyenler için kullanılan bir zayıflama ameliyatı yöntemidir. Tarihsel olarak bu ameliyat yöntemi Gastrik Bypass ameliyatı yöntemine göre çok daha yeni bir yöntem olmasına rağmen, teknik açıdan daha kolay yapılabilmesi nedeniyle dünyada hızla popüler hale gelmiştir. Türkiye’de de durum farklı değildir ve obezite cerrahisi denince akla ilk Tüp Mide ameliyatı gelir. Ülkemizde “Mide Küçültme” ameliyatı olarak da bilinen bu ameliyatın İngilizce adı “Sleeve Gastrectomy”dir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Tüp Mide Ameliyatı Nasıl Yapılır ?

Ameliyat öncesi hastaların gerekli tüm tetkik ve muayeneleri yapılır ve sonra ameliyat genel anestezi yöntemi ile ameliyathanede gerçekleştirilir. Ameliyat öncesi en az 8 saatlik bir açlık gerekir.

Bu ameliyat yönteminde sırasıyla şunlar yapılır:

Ameliyat kapalı, yani laparoskopik yöntemle gerçekleştirilir. Karın cildine 5mm ile 12 mm arasında 5 adet kesi yapılarak karın boşluğuna girildikten sonra, uzun ince bir video kamera karın boşluğuna sokulur ve ameliyat bir televizyon ekranına bakılarak yapılır. Daha sonra uzun çubuk şeklindeki cerrahi aletler yardımıyla ameliyat yapılmaya başlanır ve önce orijinal midenin çıkarılacak kısmının etrafındaki kalın bağırsak ve dalakla olan bağlantılar özel cihazlarla kanatılmadan kesilir, sonra uzun ince bir tüp anestezi uzmanı tarafından ağız yolundan sokulur ve midenin çıkışına kadar ilerletilir.

Sonra stapler denilen hem diken hem kesen bir alet yardımıyla çıkarılacak mide kısmı, yerleştirilen tüp kenarı boyunca kesilir. Böylece yerleştirilen tüpün genişliği boyunca hastada kalan mide artık hastanın yeni midesi olarak görev yapacaktır. Ameliyatın son aşaması ise mide içine konulan kılavuz tüpün çıkarılması ve kesilen mide kısmının karnın dışına çıkarılmasıdır.

Hasta tarafında kalan yeni mide bir kalıp olarak kullanılan kılavuz tüpe benzediği için ameliyatın ismi ‘Tüp Mide’ olarak adlandırılmıştır.

Tüp Mide ameliyatında ince bağırsak işin içine katılmaz ve midenin çıkarılan %85-90’lık kısmı dışında sindirim sistemi bütünlüğü bozulmaz.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Tüp Mide Ameliyatı Nasıl Zayıflatır ?

Tüp Mide ameliyatının kilo vermeye yardımcı olmasının asıl felsefesi fazla yemek yemeyi kısıtlamaya dayanmasıdır. Bunun nedeni midenin eski hacmine göre oldukça küçültülmüş olmasıdır. Yani eskiden 3-4 tabak yemek ile doymayan kişiler Tüp Mide ameliyatından sonra yarım hatta çeyrek tabak ile bile doyabilirler. Ancak bu durum Diyet yaparken ki gibi kişiye azap vermez. Diyet esnasında kişi yemeğe karşı kendini hep frenlemek zorunda kalırken, Tüp Mide ameliyatından sonra ise bir kaç lokma ile bile doyduğu için yiyemediği yemekler yüzünden çile çekmez, çünkü yeni durum kişinin kendi normali olmuştur artık.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Kimler Tüp Mide Ameliyatı İçin Uygundur ?

Öncelikle Obezite cerrahisi için uygun olup; ( Yani her türlü girişime rağmen kilo veremeyen vücut kitle indeksi 40kg/m2 olan kişiler ya da, vücut kitle indeksleri 30kg/m2 üzerinde olup ciddi şekilde Tip- Şeker hastalığı, hipertansiyon, astım, uyku apnesi gibi yandaş hastalıkları olan insanlar).

• Volümlü yemek yiyenler
• Ciddi reflüsü olmayanlar
• Ciddi tatlı düşkünlüğü olmayanlar
• Crohn ve ülseratif kolit gibi hastalıkları olanlar
Kaynak: Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Tüp Mide Ameliyatı Olacakların Ameliyat Öncesi Yapacakları Testler :

• Gerekli Kan testleri,
• Gastroskopi
• Gerekirse Karın Ultrasonografisi
• Gerekirse kolonoskopi
• Gerekirse meme usg ve mamografi
• Lüzum halinde;
• Kardiyoloji konsültasyonu
• Göğüs hastalıkları konsültasyonu
• Psikiyatri Konsültasyonu
• Endokronoloji Konsültasyonu
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Tüp Mide Ameliyatı Olmadan Önce Kilo Vermek Gerekli midir ?

Bu karar genellikle hasta bazlı verilmelidir. Karın bölgesi sırt üstü uzandıklarında bile oldukça yüksek duran hastalar Tüp Mide ameliyatı için risk teşkil edebilirler. Bu durum genellikle obeziteye bağlı büyük bir karaciğer ve karın içi yağ yoğunluğu nedeniyle meydana gelir.

Ameliyat öncesi bir miktar kilo vermek büyümüş karaciğerin normal ölçülere gerilemesine ve karın içi yağların küçülmesine bağlı olarak ameliyatın yapılabilirliği kolaylaşacaktır.

Ameliyat öncesi bir miktar kilo vermek neden önemlidir:

Bu başlık yüzünden Tüp Mide ameliyatı olacak bazı hastalar “ ben zaten kiloluyum, kilo vermek için ameliyat oluyorum, nerden çıktı bu kilo verme işi” diye geçebilir. Hastaların en çok istediği bir an önce ameliyatımı olup kilolarımdan kurtulayım düşüncesidir. Düz mantık olarak düşünüldüğünde haklı olabilirler ama işin aslı öyle değil. Oysa ister Tüp Mide ister başak zayıflama ameliyatı olsun kesinlikle apandisit, bağırsak düğümlenmesi, mide delinmesi gibi acil yapılması gereken bir ameliyat türü değildir. Bir apandisit ya da mide delinmesi hastasını teşhis koyar koymaz acil olarak ameliyat etmez iseniz hasta ölebilir. Oysa bir obezite hastasını gerekli hazırlıklar dört dörtlük yapmadan acil olarak ameliyat ederseniz hastanın ölümüne yol açabilirsiniz.

Bu durumunun ameliyat olacak hastalara detaylı şekilde anlatılması ve önemsenmesi gerekir.

Gelin bu konuyu gözden geçirelim;

Tüp Mide ameliyatı kapalı (laparaskopik ) yöntem ile yapılır. Bu yöntemde karın cildinize 5mm ile 10mm kesiler yapılır ve karnınız önce karbondioksit gazı ile şişirilir. Daha sonra kalem genişliğinde uzun kamera karın içinize yerleştirilerek bir video ekranından karın içiniz görülür. Sonra çubuk şeklinde gerekli cerrahi araçlar karın içinize sokularak gerekli cerrahi işlem yapılır.

Obezite durumunda sadece cilt altınız değil asıl karın içinizde çok fazla yağ birikir. Aynı zamanda karaciğeriniz normalden çok daha büyük ve yağlı durumdadır. Hem karın içinizin çok fazla yağ ile dolu olması hem de karaciğerinizin çok büyük olması ameliyatınızı oldukça güçleştirecektir.

Bunu şöyle düşünebilirsiniz;

Tıka basa eşya ile dolu bir odayı hayal edin. Bu odada ihtiyacınız olan bir eşyayı kolay bulabilir misiniz? Hadi buldunuz diyelim kolayca çıkartabilir misiniz? İşte ameliyat öncesi karın içinizdeki yağ miktarınızı ve karaciğer hacminizi azaltmaz iseniz ameliyatınızı yapacak cerrahta tıpkı sizin gibi aradığı eşyayı yani midenizi ve bağırsaklarınızı daha zor görecek ve daha zor işlem yapacaktır.

Ameliyat öncesi bir miktar kilo vermeniz gerektiği halde bunu önemsemediğiniz durumlarda ameliyat esnasında şu sorunları yaşayabilirsiniz;

• Anestezi süreciniz riskli olabilir
• Ameliyat süreniz uzayabilir
• Cerrah ameliyatınızı yapmakta güçlük çekebilir
• Ameliyattan uyanma ve anestezi etkisinden kurtulma daha uzun sürecektir
• Ameliyat sonrası daha çok ağrı hissedebilirsiniz
• Ameliyat esnasında ve ameliyat sonrasında yüksek tansiyon ve solunum problemleri daha sık olabilir
• Enfeksiyon, kanama, kaçak gibi istenmeyen komplikasyonlar daha sık görülebilir
• Kan pıhtılaşması durumu (emboli) daha sık görülebilir
• Hastanede kalış süreniz uzayabilir
• Ameliyatın sağladığı katkı azalabilir
Yukarıda 10 madde şeklinde özetlemeye çalıştığımız istenmeyen olumsuzlukları ameliyat öncesi %5-10 arası kilo kaybı ile belirgin şekilde azalacaktır.

Örneğin; ameliyat olmaya karar verdiniz ve boyunuz 160cm kilonuz ise 100 kg. Ameliyat öncesi 2-3 hafta içinde en az 5 kg vermeniz bile ameliyatınızı belirgin şekilde kolaylaştıracaktır. Burdaki amaç sizi; daha önce pek çok kez denediğiniz başarısız diyetlere sokmak değildir. Amaç kısa sürede ameliyat hazırlığına katkı sağlamaktır. Bu sizin daha güvenli bir cerrahi olmanıza yardımcı olacaktır.

Şunu unutmayın sizin ameliyatınız derhal yapılması gereken acil bir ameliyat değildir. Sabırlı olmalısınız. Pek çok hastanın yaptığı gibi nasılsa ameliyat olacağım ne kadar çok yersem kardır demeyin.

Sizi bu konuda uyarmayan doktorunuzdan kuşkulanın ve uyarın.

Bu konuyu ciddiye almalısınız. Ne kendinizi riske atın ne sevdiklerinizi üzün ne de cerrahınızı güç durumda bırakın…

Ameliyat Öncesi Kilo Kaybı Nasıl Sağlanır?

Bildiğiniz gibi besinlerimiz temel olarak protein, karbonhidrat ve yağlardan oluşur. Bu besinler hormonlarımız ve vitaminlerimizin katkısı ve sindirim enzimlerimizin yardımı ile sindirilir ve her bir hücremize yaşaması için enerji sağlar. Tüm bu faaliyetler metabolizma olarak adlandırılır.

Sanıldığının aksine vücudumuzda en çok yağ depolayan besinler yediğimiz yağlar değildir. Asıl yağ birikimine karbonhidratlar yani şekerler neden olmaktadır. Karaciğerimizi şişiren aslında yediğimiz ekmek, börek, simit, pirinç, makarna, pilav, mısır, pizza, bisküvi, dondurma, pastalar, kola, fanta, gazoz, alkol, gofret, çikolata, reçel, bal, tatlı ve meyve gibi besinlerdir. Saydığımız tüm bu besinler karbonhidrat yani diğer adı ile şekerdir. Aslında binlerce yıl önce bu besinlerin hiçbiri yoktu. Bunları biz ürettik. Başlangıçta bu besinlere ulaşmak oldukça pahallıya mal olmasına rağmen günümüzde gelişen teknoloji ve gen mühendisliği ile genetiği değiştirilmiş karbonhidratlar herkesin ulaşabileceği kadar ucuzlamış ve toplumları esir almıştır. Bu durum aslında obezitenin dünyada salgın gibi artmasının altında yatan temel nedendir.

Ameliyat öncesi hazırlık yaparken öncelikle bu gıdalardan süratle uzaklaşmamız gerekmektedir.

Yemeklerinizde aşırı olmamak kaydı ile tuz ve baharat kullanabilirsiniz. İş yerinize giderken bu besinleri yanınızda bulundurmak önemlidir. Başlarda biraz baş ağrısı çekebilirsiniz. Bu durum geçicidir. Sabırlı olmalısınız. Her acıktığınızda önce bir bardak su içiniz. Bu midenizin gerilmesine ve kısmen doyma hissine neden olacaktır. Genelde 10-15 günlük bu yeme değişikliği sizde istenilen kilo kaybı sağlayacak hem ameliyatınızı, hem komplikasyonları hem de ameliyat sonrası uyumunuza katkı sağlayıp daha etkili kilo kaybına katkı sağlayacaktır.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Tüp Mide Ameliyatından Sonra Nasıl Beslenmek Gerekir ?

Tüp mide ameliyatı olanlar ertesi gün su ve benzeri berrak sıvılar içebilirler. Hastalar ameliyatın ilk 10 gününü bu şekilde tamamlamalıdırlar. Daha sonra pürelere ve en sonda katılara geçilir.

Tüp mide ameliyatından sonra “sıvı ile beslenme neden gerekiyor” mantığını anlamak için besin tüketme şeklimizin nasıl gerçekleştiğini anlamamız gerekir.

Normalde İnsanların Besin Tüketme Şekli Şöyledir;

Çiğnediğimiz besinler yemek borumuzdan geçerek mide içine ulaşır. Mide içine giren çiğnenmiş gıda, midenin miksere benzer hareketleri ve mide asidi yardımıyla birlikte yavaş yavaş çalkalanmaya başlar. Bu işlem, mide içindeki gıdalar bir bulamaç haline gelinceye kadar devam eder. Daha sonra bulamaç haline gelmiş gıda, ‘pilor’ adı verilen (pilor Latincede bekçi anlamına gelir ve midenin çıkışında büzülüp açılan bir kas tabakasıdır) halkaya benzer bir kapının açılmasıyla beraber yavaş yavaş ince bağırsağa geçmeye başlar. İnce bağırsağa geçen bulamaç haline gelmiş besinler safra ve pankreastan gelen sindirim enzimlerinin etkisiyle daha küçük parçalara sindirilerek ince bağırsaktan emilecek bileşiklere çevrilir. Bu fizyolojik sürecin en önemli adımı, pilor halkasının, mide içindeki besinler ince bağırsağa geçebilecek uygun bir bulamaç haline gelmeyinceye kadar kolay kolay açılmayacağıdır.

Tüp Mide ameliyatından sonra tüp şeklini almış küçük yeni midenin katı besinleri eskiden olduğu gibi mikserleyecek bir alana sahip olmaması nedeniyle ameliyat sonrası katı besinlere neden uzun bir süre tahammül edemeyişi açıklayan en önemli mekanizmadır. Bu nedenle Tüp Mide ameliyatı olmuş hastalar ameliyat sonrası erken dönemde, özellikle ilk ayda katı besin yediklerinde şiddetli ağrı ve tıkanma hissiyle kusabilirler. Ağrı, tıkanma ve kusmanın nedeni katı besinlerin, küçülmüş yeni midede bulamaç haline getirilemeyişi yüzünden pilor halkasının açılamaması ve mide içindeki basıncın yükselmesidir.

Ameliyat sonrası erken dönemlerde yeni midede oluşan yüksek basınç, mideyi tüp haline getirmek için kullanılan stapler dediğimiz zımba şeklindeki metal dikişlerin ayrışmasına ve kaçak diye adlandırılan sızıntıların meydana gelmesine neden olabilir.

Eğer Tüp Mide ameliyatından sonraki ilk günlerde az miktarda berrak sıvılarla (yani su, berrak proteinli içecekler, et ve tavuk suyu, posasız meyve suyu gibi) beslenirseniz, yeni mide içinde basınç yükselmez. Zira sıvıların mikserlenmesine gerek yoktur ve pilor halkası sıvıların ince bağırsağa geçişine koşulsuz olarak her zaman izin verir.

Kısacası, mide çıkış kapısı olarak adlandırılan pilor kası, mideye giren sıvıların geçişine koşulsuz olarak izin verdiği halde, katı besinlerin geçişine; besinler ince bağırsağa geçecek kıvama gelinceye kadar izin vermeyecektir. Bu fizyolojik nedenden dolayı Tüp Mide ameliyatından sonraki erken dönemde sıvı ile beslenmek gerekir.

Tüp Mide ameliyatından sonra küçülen yeni midenin dikiş hattı iyice iyileşip yüksek basınçlara dayanıklı hale gelinceye kadar önce sıvı, sonra püre gibi besinlerin tüketilmesi ve et, tavuk, balık gibi katı besinlerin ameliyattan altı hafta sonra tüketilmesi önerilir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Tüp Mide Ameliyatından Sonra Örnek Bir Beslenme Şeması

Tüp mide ameliyatından sonra nasıl beslenmek gerekir prensipleri çerçevesinde kalarak şöyle bir plan uygulayabilirsiniz;

Tüp Mide ameliyatından sonar küçülen tüp şeklindeki yeni midenizin dikiş hattında yırtılmaya neden olmamak için ameliyat sonrası sıvı beslenmek son derece önemlidir. Yeni mideniz hacmi eski midenizin yaklaşık 1/10’u kadardır. Örneğin ameliyat öncesi bir litre suyu bir defada içebilirken ameliyat sonrası yaklaşık bir çay bardağı kadar yani ( 80-100 ml ) içebileceksiniz. Bu miktar zaman ilerledikçe artabilir.

Ameliyat sonrası Yeme İçme önerileri:

1.Gün:
Doktorunuzun izni olursa yudum yudum su içebilirsiniz . Bir defadaki miktar 20-30 ml yi geçmemelidir (yani bir fincan kahve kadar).
2. Gün:
Su , berrak et , tavuk suyu ve önerilen beslenme ürününü içebilirsiniz.

Beslenme Ürünü Nedir: İçinde yeterli miktarda protein yağ karbonhidrat ve vitamin olan hazır mama anlamına gelir. Toz şeklinde yada sıvı şekilde içilmeye hazır olabilir.

Toz şeklinde Beslenme Ürünü Hazırlama:

Yarısı dolu küçük bir pet suya (250cc) bir poşet beslenme ürünü tozunu ekledikten sonra pet şişenin kapağını kapatarak iyice çalkalayın. Portakal suyu tadındaki bu karışımı 2-3 saat içinde yudum yudum tüketin. İçindeki yüksek orandaki protein nedeniyle beslenmenize destek olacaktır.İlk 10 gün Bu beslenme ürününü Sabah (kahvaltı gibi), öğlen ve akşam öğünlerinde birer dozda hazırlanarak içilmesi önerilir. Ayrıca öğleden önce, akşam yemeğinden önce ve yatmadan önce et ve tavuk suyunun berrak suyundan içebilir ya da et veya tavuk haşlamanın berrak suyundan da içebilirsiniz. Et suyu ve tavuk suyu tercih etmediğiniz durumlarda sulu ayran, sulu süt, şekersiz komposto suları, şeker ilavesiz taze sıkılmış meyve suları ve açık ılık çaylar içebilirsiniz.

Günde ne kadar su içmek gerekir;

Her insanın su ihtiyacı farklı olabileceğinden pratik olarak İdrarınızın açık limonata renginde olması yeterli miktarda sıvı aldığınıza işarettir. Suyun tadını içine limon ya da elma parçaları ekleyip aromalı hale getirerek içimi kolaylaştırabilirsiniz.

2. Günden itibaren beslenme ürünü ile birlikte su, açık çaylar, et ve tavuk suyunun berrak sularından (tanesiz) içebilirsiniz. 3. ve 10. günlerde yeme planına örnek:

Kahvaltı:
Bir ölçek beslenme ürünü

Öğlen öncesi:
Sulu ayran ya da süt, berrak et ve tavuk suyu

Öğlen:
Bir ölçek beslenme ürünü

İkindi:
Et ya da tavuk suyunun berrak suyu

Akşam:
Bir ölçek beslenme ürünü

Akşam sonrası:
Ayran, süt ya da et veya tavuk suyunun berrak suları

Kısaca ilk 10 gün tüketeceğiniz gıdalar;
Su, beslenme ürünü, sulu ayran ve süt, berrak et ve tavuk suyu , şeker ilavesiz meyve ve kompostolar, açık çay ve bitki çayları.

11.-15. günlerde(örnek)

Kahvaltı:
Krem peynir ya da labne peyniri (etimek üstüne sürebilirsiniz) ya da şekersiz muhallebi, sütlaç

Öğlen öncesi:
Ayran, süt ya da çorba (taneleri ince ve sert olmayan, yani şehriyeli, sebzeli, tarhana ve yayla gibi çorbalar )

Öğlen:
Yoğurt ya da cacık, ya da çorba

İkindi:
Süt ya da şekersiz komposto ya da taze sıkılmış meyve suyu(şekersiz)

Akşam:
Yoğurt

Akşam sonrası:
Ayran ya da çorbalar ya da etimekli krem peyniri

Not: Mercimek çorbası önerilmez.

Ameliyat sonrası 16 ve 30. Günlerde :

Yukarıdaki gıdalara ilave olarak püre haline getirilmiş gıdaları tüketebilirsiniz. Püre den kasıt hemen hemen çiğnemek zorunda olmadığınız besinler demektir. Yumuşak patates püresi, kabak püresi, havuç püresi, brokoli püresi, bezelye püresi, meyve püreleri, krem peyniri sürülmüş ince kızarmış ekmek, kıyma ilaveli çorbalar.

Kahvaltı:
Etimek, Kaysı kıvamlı yumurta, dil peyniri

Öğlen öncesi:
Yoğurt, süt ya da çorba

Öğlen:
Etimek, Yumuşak ve ince taneli çorlar ( Şehriye, sebze, tarhana, yayla gibi)

İkindi:
Yoğurt ya da pirinçsiz ve şekersiz sütlaç ya da taze meyve suyu

Akşam:
Patates püresi, yoğurt ya da yumurta

Akşam sonrası:
Etimek, Yoğurt , ya da dil peyniri yada süt veya şekersiz muhallebi

Ameliyat sonrası 30. ve 45. Günlerde:

Yukarıdaki gıdalara ilave olarak iyice ezilmiş et, balık, tavuk, dil peyniri, beyaz peynir, lor peyniri, kabuğu soyulmuş domates, kabuğu soyulmuş elma, şeftali, incir, üzüm, muz tüketebilirsiniz. Portakal, mandalina ve greyfurtu katı halde yemeyiniz. Ayrıca hazmı kolay haşlanmış sebzeler; haşlanmış patates, havuç, kabak gibi.

Kahvaltı:
Etimek, peynir, kabuğu soyulmuş domates, salatalık

Öğlen öncesi:
Şeker ilavesiz sütlaç ya da patates püresi

Öğlen:
Köfte, yoğurt

İkindi:
Şekersiz komposto ya da taze sıkılmış meyve suyu(şekersiz) ya da Meyva püreleri ya da sebze püresi

Akşam:
Etimek, kaysı kıvamlı yumurta, kabuğu soyulmuş domates , salatalık

Akşam sonrası:
Yoğurt ya da şekersiz sütlaç

Ameliyat sonrası 45. Günden itibaren:

Aşırı kalorili ve yağlı olmamak kaydı ile tüm gıdalar tüketilebilinir. Katı gıdaları çok çiğnemeden yutmayınız. Özellikle parça etleri ve tavukları iyice çiğnemediğiniz takdirde kusabilirsiniz. Ayrıca kabuğu sizi rahatsız edebilecek meyveleri ya iyice çiğneyerek ya da kabuğunu soyarak tüketiniz.

Dikkat:

Normal yeme dönemine geçildikten sonra aslında her türlü gıdayı küçük miktarlarda tüketebilirsiniz. Ancak ameliyat öncesi çok rahat yediğiniz bazı yiyeceklere ameliyat sonrası tahamülsüzlük oluşabilir ve bu durum gayet normaldir. Bu yüzden yediğiniz her yeni yiyeceği once az miktarda iyice iyice çiğneyerek test etmelisiniz. Kustuğunuz ya da rahatsızlık duyduğunuzda o yiyeceğe bir süre ara verin ve ilerleyen zamanlarda yeniden test edin.

Kuruyemiş, çubuk kraker grissini gibi bazı besinleri Tüp Mide ameliyatından sonra sindirmek çok kolay olduğu için kişiler sürekli bu tür yiytecekleri tercih edebilirler. Bu durum sağlıksız beslenmenize yol açacağı gibi kilo almanızada yol neden olur. En ideali sofrada olan yemekleri tüketmektir ve bu tür yiyecekler ile çok daha çabuk doyma hissedeceksiniz.

Beslenme Hakkında Bazı Notlar:

1- Su ve diğer sıvıları pipet ile içmemelisiniz. Pipet aşırı hava yutmanıza neden olabilir.
2- Aşırı soğuk ve sıcak sıvılar tüketmeyiniz. Ağrıya neden olabilir.
3- Zaman zaman halsizlik ve bitkinlik hissedebilirsiniz. Bunun nedeni genellikle sıvı eksikliğine bağlıdır. Susamadan gün içinde yudum yudum su ve sıvı gıdalar için.
Suyun tadına tahammülsüzlük yaşadığınızda suyunuzun içine limon ya da elma dilimleri atarak içimini kolaylaştırabilirsiniz.
3- Gazlı içeceklerden (kola, fanta, gazoz, soda),şeker ilaveli hazır meyve sularından ve alkolden uzak durun.
4- Katı besinlere birlikte sıvı almayınız. Yarım saat kadar katı-sıvı aralığı bırakınız.
5- Katı besinleri iyice çiğnemelisiniz. Besinleri ağzınızda püre haline getirdikten sonra yutmalısınız.
6- Yeni midenizin kapasitesi çok küçüldüğünden günde 6 öğün tüketmelisiniz.
7- Şekerli, baharatlı ve çok yağlı yiyeceklerden uzak durunuz.
8- Açlığınızı tatlı yiyerek gidermek yerine beslenerek gideriniz.
9- Tabaklarınızı küçültünüz.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Tüp Ameliyatı Öncesi Vitamin Kullanmak Gerekir mi ?

Ameliyat öncesi hastaların kan değerleri, demir, vitamin B12, D vitamini değerlerinin ölçülmesi önerilir. Vitamin eksiklikleri var ise bu durum ameliyat sonrası hastalar yeterli beslenemediklerinden daha büyük bir soruna neden olabilir. Bu yüzden vitamin eksikliğini ameliyat öncesi dönemde tamamlamak önerilir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Tüp Mide Ameliyatına Bağlı Komplikasyon ve Ölüm Riski Var mı ?

Tüp mide ameliyatı deneyimli kliniklerde, deneyimli cerrahlar tarafından ameliyat için uygun hastalara doğru bir şekilde yapıldığında komplikasyon ve ölüm oranları bakımından safra kesesi yada fıtık ameliyatlarından farklı değildir.

Bu gibi ameliyatlara bağlı da bazı hastalar ciddi sorunlar yaşayabilmekte ve hatta hayatlarını kaybedebilmektedirler. Ancak bu sorunlar yazılı, görsel ve sosyal medyada haber değeri taşımamaktadır.

Oysa Tüp Mide ameliyatına bağlı meydana gelen nadir komplikasyonlar medyada bazı lobiler tarafından hemen olumsuz olarak haber yapılmakta ve obezite cerrahisinden fayda görebilecek pek çok hastaya tereddütler yaşatılmaktadır. Hastalar bu gibi haberleri dikkatte almasalar bile onların aileleri, arkadaşları ve çevreleri ameliyattan fayda görebilecek bu insanları oldukça olumsuz bir şekilde etkilemektedirler.

Tüp Mide ameliyatında anesteziye, ameliyatta ve ameliyat sonrasına bağlı nadir de olsa bazen sorunlar yaşanabilmektedir.

Ameliyat için çok iyi hazırlanmış hastalarda bu sorunlar neredeyse üçbinde bir oranlarında görülmektedir.

Tüp Mide ameliyatından sonra en önemli komplikasyon kaçak dediğimiz durum olup oldukça nadir görülür.

Kanama, akciğer enfeksiyonları, tromboemboli, karın içi organ yaralanmaları, yüzeyel cilt enfeksiyonları nadir görülen riskler arasında sayılır.

Ameliyata bağlı meydana gelebilecek komplikasyon ve ölüm riskini en aza indirmek öncelikle ameliyatı yapacak cerrahın görev ve sorumluluğundadır. Cerrah her ne olursa olsun hastaların bir an önce obezite ve ona bağlı ciddi sağlık sorunlarından kurtulmak için talep ettiği acil ameliyat ısrarına direnmeli ve ameliyat için ön hazırlık gerekçelerini hastalara uygun şekilde açıklamalıdır.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Tüp Mide Ameliyatı Kaç saat Sürer ?

Tüp Mide Ameliyatı teknik olarak ortalama bir saat sürer.Ancak hastanın ameliyathaneye indirilmesi, anestezi uzmanlarınca uyutulmak için hazırlanması, hastanın yattığı ameliyat masasına pozisyon verilmesi, hastanın silinmesi ve örtülmesi, hastanın uyandırılması ve derlenme odasında kendisine gelinceye kadar tutulması ve ameliyathaneden yattığı odaya kadar nakil edilmesi ameliyattan çok daha uzun süren bir zaman alır. Bu yüzden hastanın ameliyat için odasından çıkıp yeniden odasına dönünceye kadar geçen zaman 2-3 saati bulabilir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Tüp Mide Ameliyatından Sonra Kaç Gün Hastanede Kalırım ?

Tüp Mide Ameliyat sonrası aksi bir durum olmadıkça genelde iki gece hastanede kalınır ve sorun görülmez ise hasta evine taburcu edilebilir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Tüp Mide Ameliyatından Sonra İşe ve Günlük Yaşama Ne Zaman Dönerim ?

Ameliyat laparaskopik yani kapalı yapıldığı için Taburcu olduktan ağır işlerde çalışmayanlar 3-4 gün sonra çalıştıkları işlerine ve rutin günlük işlerine dönülebilir. İlk ay oldukça hafif ağırlıklar kaldırılmalı kişiyi zorlayabilecek ağırlıklardan kaçınılmalıdır.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Tüp Mide Ameliyatından Sonra Hangi İlaçları Kullanacağım ?

Genellikle Mide koruyucu dediğimiz kalan midede asit salınımını azaltan ilaçlar verilir.
Tromboemboli denilen yani kan pıhtılaşmasına engel olmak için iğne şeklinde kullanılan kan sulandırıcılar verilir.
Vitamin desteği verilir.
Ağrıkesici şurup verilir.
Kulanılan ilaçların dozu ve süresi ilgili Doktor tarafından belirlenir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Tüp Mide ameliyatından sonra Ömür Boyu Vitamin Almak Gerekir mi ?

Vitamin eksikliği özellikle D vitamini ve B12 vitamin eksikliği obezite sorunu olmayan toplumun çok geniş bir kısmında da yaygın bulunmaktadır. Binlerce hastalık poliklinik deneyimlerimde gördüğüm sonuçlar oldukça çarpıcıdır. Ottalama D vitaminin 40ng/ml civarında olması beklenirken hemen hiçbir kişide bu değerleri yaz aylarında bile göremediğimi söyleyebilirim.

Obezite sorunu yaşayanlarda ise sonuçlar daha çarpıcı şekilde düşüktü.

5-6ng/ml sonuçlar obez bireyler arasında oldukça yaygındı. D vitamini yağda çözünen bir bileşik olduğu için obezlerde muhtemelen değerler daha düşük çıkmaktadır. İnce bağırsakları devre dışı bırakan bazı obezite cerrahisi yöntemlerini saymaz isek obezite cerrahisinden sonra ömür boyu vitamin gereksimine neden olmaz. Obezite cerrahisi olan hastaların vitamin düzeyleri daha yakın izlendiği için ve gerekli vitaminler verildiği için sanki vitamin bağımlılığı yaşıyor gibi algılanabilmektedir. Bu hastalar belki de oldukları ameliyattan dolayı daha yakından izlendikleri için şanslı bile sayılırlar.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Tüp Mide Ameliyatından Sonra Ne Zaman Spor Yapabilirim ?

Tüp Mide ameliyatından sonra iyi bir sonuç alınmak isteniyorsa hareket etmek şarttır.
Ameliyattan sonra her gün yürüyüş yapılması önemlidir. Spor salonlarına 4-6 hafta sonra gidilmesi önerilir. Aşırı ağırlık kaldırılmamalıdır. Bisiklet kullanılabilinir.
Yüzme önemlidir. Zira eklem ve sakatlanma riski en az olan egzersiz şeklidir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Ne Oranda Kilo Verebilirim ?

Bu konu tartışmalı ve oldukça değişkendir. Ortalama kilo verme oranı toplam ağırlığa göre % 25-30, fazla kilolara göre ise % 50-60 oranındadır.
Örneğin 100 kg bir kişi düşünün. Bir yılda muhtemelen % 30 kayıp ile 70kg civarlarına gerileyebilir.

Genel olarak bir yıl sonunda beklenen kilo kaybını şöyle hesaplayabilirsiniz:

a) Önce İdeal kilonuzu Hesaplayın:
Bunun pratik yöntemi Vücut Kitle İndeksi formülüdür. Aşağıdaki formüle göre sizde öncelikle ideal kilonuzu hesaplayabilirsiniz. Ancak bioimpedans yöntemiyle yapılan ölçümler daha gerçekçi sonuçlar verebilir.

b) Fazla kilo hesabınızı yapın
Güncel kilo – ideal kilo = Fazla kilonuz

c) Beklenen kaybınız
Fazla kilonuz X 0.6 = Beklenen Kilo Kaybı
0.6 rakamı ise bir yıl içinde beklenen fazla kiloların % 60 nın verilebileceği varsayımına dayanarak kullanılmıştır.

d) Ameliyattan bir yıl sonunda beklenen kilonuz
Güncel Kilonuz – Beklenen kilo kaybı = Beklenen Kilonuz
Yukarıdaki Formülü Gerçek bir kişiye uyguladığımızda
Kişi 120kg ve boyu 160 olsun.

a) Bu kişinin İdeal kilosu = 60 kg civarında olmalıdır.
b) Fazla Kilosu = 120-60= 60 kg
c) Beklenen kilo kaybı 60kg x 0.6 = 36kg
d) Ameliyattan sonra beklenen kilo durumu 120kg – 36kg = 84kg

Ancak bazı insanlar toplam ağırlıklarının neredeyse %40-55 oranında bile kilo verirken bazıları ise % 15-20 oranında kalabilirler. Verilen rakamlar genel ortalamalardır.

Unutulmaması gereken Diğer obezite cerrahisi yöntemlerinde olduğu gibi Tüp Mide ameliyatı da obezitenin tedavisinde yardımcı bir yöntemdir. Ameliyat sonrası erken dönemlerde yani ilk bir yılda hastalar ameliyatın etkisine bağlı olarak iyi oranda kilo verebilirler. Ancak önemli olan uzun dönemli neticelerdir. Kişinin ameliyat sonrasında eski alışkanlıklarını, yeme şeklini ve hayat tarzını değiştirmemesi durumunda sonuçlar hayal kırıcı olabilir. Diğer bir hususta ameliyattan sonra ilk ay verilen kilo oranıdır. Genelikle ilk ay toplam vücut ağırlığının % 10 luk bir kısmı kaybedilir. Sonraki aylarda bu hız azalacak hatta bazı dönemlerde sabit kalacaktır.

Hastalarda sürekli olarak ilk ayda verdikleri hızda kilo verme beklentileri olabilir. Bu gerçekçi olmadığı gibi tehlikeli bir duruma da neden olabilir. Ameliyat sonrasında bedenimiz karşılaştığı bu yeni durum karşısında deyim yerindeyse ne yapacağını şaşırır. İlk ay verdiği bu büyük kayıp karşısında ne oluyoruz diye kendini sorgulayıp derhal savunma pozisyonuna geçer ve kilo vermesini yavaşlatır hatta bazı dönemlerde durdurur. Hastaların bu durumun farkında olmaları ve düşük hızda da da olsa kilo vereceklerinin farkında olmaları gerekir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Tüp Mide Ameliyatı Diyabet Hastalığımı İyileştirir mi ?

Yapılan araştırmalarda Tüp Mide ameliyatının salt kısıtlayıcı bir ameliyat olmadığı ameliyatın önemli hormonal ve fizyolojik etkilerinin de olduğu gösterilmiştir. Özellikle kilosu yüksek, diyabet hastalığı eski olmayan ve yaşı genç olan insanlarda diyabet hastalığını %60-70 oranında kontrol altına alabilir. Bu oranlar daha yüksek olabileceği gibi söz ettiğimiz kriterlere bağlı olarak daha düşük oranda da olabilir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Tüp Mide Ameliyatı Hipertansiyonu, Astımı Uyku Apne (Horlama) İyileştirir mi ?

Tüp Mide ameliyatı aslında metabolik etkinliği de olan bir ameliyat yöntemidir. Yapılan araştırmalarda hastaların % 60-80 hipertansiyon durumlarının düzeldiği, % 80-90 oranında önemli sağlık sorunu yaratan uyku apne sorunlarını ortadan kaldırdığını, %70-80 oranında astım ilaçlarını ya bıraktıklarını ya da azalttıkları gösterilmiştir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Tüp Mide Ameliyatından Sonra Midem Büyür mü ?

Tüp Mide ameliyatından sonra kalan midenizin kabul edilebilir ölçülerde genişlemesi kaçınılmaz ve gereklidir de. Ameliyat sonrası erken dönemlerde çok az miktar ile şiddetli doyma hissi ve ağrı duymak normalken ameliyat sonrası uzun dönemlerde halen şiddetli oranlarda bu hissi duymak beslenme bozukluğuna yol açabileceği için tehlikelidir.

Mideniz daha sağlıklı ve daha yeterli beslenmeniz için bir miktar esnemek zorundadır.

Tüp Midenin esniyerek genişleme oranı bazen cerrahi tekniğe bağlı da olsa genellikle hastaların beslenme alışkanlıkları ve davranışları bu durumu ağırlıklı olarak etkilemektedir.

Özellikle ;

Hastaların doyma hissi ve ağrı hissetmelerine rağmen yemeye devam etmeleri
Katı ve sıvıları bir arada tüketmeleri midenin daha erken ve daha büyümesine yol açabilir.
Mide büyümesi her zaman yeniden kilo alma nedeni de olmayabilir.
Katı gıdalar ile hemen doyma hissi duyan bazı hastaların; tüketilmesi daha kolay dondurma, çikolata, milk shake, enerji içecekleri, tatlı meyve suları, sütlü tatlılar gibi yemesi kolay ve kalorili besin olmayan besinleri tüketmeleri aslında en önemli kilo alma nedenidir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Tüp Mide Ameliyatından Sonra Kilo Alır Mıyım ?

Obezite ameliyatlarından sonra kilo alma durumu görülebilir.
Yapılan araştırmalarda tüp mide ameliyatından sonra hastaların belirli miktarlarda kilo alma oranları %5.4 -75 arsında değişebilmekle beraber eski kilolarına geri gelmesi çok nadirdir. Kişinin eski alışkanlıklarına dönmesi yüksek kalorili ve kolay sindirilir besinlere yönelmesi, hareket etmemsi en önemli nedenlerdir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Tüp Mide Ameliyatı Safra Kesesi Taşına Yol Açar mı ?

Morbid Obezite zaten başlı başına safra kesesi taşları için bir risk faktötürüdür. Obezite cerrahisi sonrası hızlı kilo kaybı ve düşük yağlı diyet ile birlikte % 20-50 ye varan oranlarda safra kesesi taş ve çamuruna neden olabilir. Bunların %10-15 i sorun yaratıp acil cerrahi girişim gerektirebilir.

Obezite cerrahisi öncesi ultrason ile safra keseseleri incelen hastaların yaklaşık %15-25 inde safra kesesi taşları saptanmıştır. Bazı cerrahlar obezite cerrahisi öncesi yada ameliyat esnasında safra kesesi ameliyatı yapmaktan yanadırlar.

Bazı cerrahlar ise Obezite cerrahisi öncesi rutin safra kesesi incelemesi yapılmasını tercih etmezler. Yalnızaca ameliyat öncesi sorun oluşturmuş safra keselerini ameliyat etmekten yanadırlar.

Tüp Mide ameliyatından sonra fazla kilo kaybı çok olan kişilerde daha çok safra kesesi oluşur. Ameliyattan sonraki ilk altı ayda taş oluşumu ikinci altı aya göre iki kat fazladır.

Tüp Mide ameliyatı öncesi benim önerim safra kesesinde taş olup olmadığının bilinmesinin daha faydalı olacağı yönündedir. Safra kesesinde taş saptanan hastalara Tüp mide ameliyatı esnasında safra kesesi ameliyatı yani safra keseleride çıkarılabilir. Ancak bazı durumlarda safra kesesi ameliyatını Tüp mide ameliyatı ile birlikte yapmak risk oranını artırabilir. Böyle durumlarda kişi uygun miktarda kilo verdikten sonra safra kesesi ameliyatı yapılır.

Tüp Mide ameliyatından sonra safra kesesi taşı olasılığını azaltmak için çeşitli ilaçlar kullanılsada risk tamamen ortadan kalkmaz. Yeterli su tüketmek riski azaltabilir.

Bazı cerrahlar ilk altı ay Ezetimebe (Ezetec 10 mg) yada ursodeoxycholic asit (Ursofalk kap 250mg) kullanmayı tercih etmekle beraber bu tür ilaçların da riski yok değildir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Tüp Mide Ameliyatı Böbrek Taşına Yol Açar mı ?

Obez bireylerin safra kesesi taş olasılığı arttığı gibi böbrek taşı olasılığı da obez olmayan bireylere göre anlamlı oranda artmıştır. Obezite ameliyatı yapılacak hastaların yaklaşık % 9 da böbrek taşı saptanmıştır. Obezite ameliyatı olan bireylerin olamayan bireylere göre yeni böbrek taşı olma ihtimali neredeyse üç kat daha fazladır.

Böbrek taşı oluşumunun artması konusunda ki faktörler kesin açıklanamamakla birlikte ana sebebin idrardan oksalat atılımının artmasına bağlı olduğu düşünülmektedir idrarda doygunluğa ulaşan kalsiyum oksalat oranında ki artış nedeniyle kalsiyumun idrar ile atılımını azalır.

Okzalat sadece kalsiyumu bağlamaz aynı zamanda magnezyumuda bağlar. Magnezyum aynı zamanda böbrek taşı oluşumu azalmasına katkı sağlamaktadır.

.Bu daha çok protein yıkımında artma, protein alımında azalma ile seyreden malnütrüsyona bağlıdır. Sonuçta bu taş oluşumunu arttırır.

Ameliyattan sonra böbrek taşı oluşumunu azaltmak için diyet ile alınan okzalat ve yağ miktarı azaltılmalı, yeterli kalsiyum replasmanı yapılmalı, yeterli sıvı alımı ve idrarın alkalize edilmesi amaçlanır.

Ispanak, siyah çay, fındık gibi okzalat miktarı fazla besinlerden kaçınılmalıdır. Fazla tuz tüketimi de böbrek taşına yol açabileceği için tuz kısıtlanmalı en azından günde en fazla önerilen beş gramdan daha fazlası tüketilmemelidir.

Ancak kalsiyum okzalat taşları gelişen hastaların genellikle kalsiyum alımları kısıtlanır. Oysa durum tam tersi olmalıdır. Bağırsaktan oksalat emilimini daha çok azaltmak ve okzalat bağlayıcı kalsiyumu arttırmak için daha fazla kalsiyum alınmalıdır. Önerilen miktar 1200mg oral kalsiyum dur. Kalsiyumun bağırsaklardan daha çok emilimi ve idrarı daha çok alkali hale getirdiği için özellikle citrate formunda alınması tavsiye edilir.

Hastaların günde iki litre idrar çıkarmaları hedeflenmelidir. Semptomatik taşları olan hastalara ekstrakaporeal taş kırma yada cerrahi uygulanmalıdır.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Tüp Mide Ameliyatından Sonra Hangi Sıklıkla Kontrollerimi Yaptırmalıyım ?

2. Ay,
6. Ay,
1. Yıl,
18. Ay,
2. Yıl ve daha sonra sorun yok ise yılda bir kez kontrol önerilir
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Kontroller İçin Hangi Testler Gerekir ?

Hormon, vitamin ve rutin biyokimyasal testler yapılmalı eksiklikler tamamlanmalıdır.

• Hemogram
• Açlık kan şekeri
• Üre
• Ürik asit
• Kreatinin
• Total kolesterol
• HDL
• LDL
• AST
• ALT
• GGT
• Albumin
• Kalsiyum
• Na, K
• Çinko
• Demir
• HbA1c
• TSH
• Ferritin

• Parathormon • 25-OH D3 Vitamini
• Vitamin B12
• 6. Ayda Karın Ultrasonu

Genel olarak bu testler istenmekle beraber doktorunuz ek tetkikler yapılmasını da önerebilir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Tüp Mide Ameliyatından Ne Kadar Sonra Hamile Kalabilirim ?

Pek çok obeziteden muzdarip kadın hormonal bozukluklardan ötürü doğurganlık sorunu yaşayabilmektedir. Obezite cerrahisinden sonra çoğu hastada hormonal problemler düzeldiği için bu kişilerin ameliyattan sonra ilk aylarda bile hamile kalma olasılıkları yüksektir.

Ancak yoğun kilo kaybı nedeniyle ve iyi beslenememe nedeniyle obezite cerrahisininin erken dönemlerinde hamilelik riskli olabilir ve önerilmez. Ortalama bir yıldan sonra kişi beslenme sorunu yaşamıyor ve sağlık problemleri yoksa hamilelik engel teşkil etmez.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Tüp Mide Ameliyatından Sonra Sarkma Olur mu ?

Bu kişinin ameliyat öncesi ağırlığı ve ameliyattan sonra verdiği kilo ile orantılı olmakla beraber yaş, cinsiyet , cilt esnekliği gibi faktörlerle yakın ilişkilidir. Ameliyattan sonra iyi beslenemeyen ve çok hızlı kilo kaybı olanlarda sarkmalar daha sık görülür.

Doğru egzersiz, doğru beslenme ve yeterli sıvı alımı ile istenmeyen bu durumlar en aza indirilebilir.

Fazla derilerini ameliyat ile aldırmak için en ideal zaman ameliyatın üstünden en az bir yıl geçmiş olması ve kişinin aynı kiloda en az 6 ay sabit kalmasıdır.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Doç.Dr.Feyzullah Ersöz’e Sorun !