Kimler Metabolik cerrahi için en uygun adaylardır ?

Bu sorunun cevabı bu tür ameliyatlardan sonra kimlerin en fazla Tip-2 şeker hastalığından kurtulup kurtulmadığına bağlıdır. Metabolik cerrahi ya da zayıflama ameliyatlarından sonra Tip-2 şeker hastalıkları en iyi oranda düzelen hastaların özellikleri şunlardır;

• Yaşları küçük,
• Vücut kitle indeksleri yüksek,
• C-peptid düzeyi yüksek,
• Diyabet hastalıklarının süresi kısa
olan hastalar en çok fayda görür.

Sıkça sorulan Sorular

Metabolik Cerrahi Nedir ?

Diyabet cerrahisi olarak ta bilinen Metabolik cerrahi; diyet, egzersiz ve ilaç tedavisine rağmen düzelmeyen ya da kontrol altına alınamayan Tip-2 şeker hastalarını ameliyat ile iyileştirmeyi amaçlayan cerrahi uygulamalardır.

Metabolik sendrom nedir?

Metabolik sendrom; abdominal obezite, yani göbek çevresinde oluşan yağlanma, insülin direnci, artmış kan basıncı, yani hipertansiyon ve lipid denilen kan yağlarının bozukluklarının bir arada olması durumudur.

Bel çevresinin kadınlarda 80cm, erkeklerde ise 94cm üzerinde olması metabolik sendrom için önemli bir risktir. Metabolik sendromun diğer önemli risk faktörü insülin direncidir. İnsülin direnci kaslarımızın glukozu kullanamamasına, özellikle karın içindeki yağ dokumuzun gittikçe artmasına ve karaciğerimizin daha çok glukoz üretmesine yol açar. İnsülin direnci birim kan şekerimizin kaç birim insülin yardımıyla hücre içine sokulup kullanılabileceği anlamına gelir. Kaslarımız vücudumuza giren şekerin %75-80’ini kullanan kısım olup kullanım insülin hormonuna bağımlıdır. İnsülin direnci oluşmaya başladığında eskiden olduğu gibi bir birim şekeri kullanmak için bir birim insülin yetmeyecek, oran insülin direnciyle doğru orantılı şekilde artacaktır.

Zayıflama ile Metabolik ameliyatlar arasındaki farklar nelerdir?

Zayıflama ameliyatlarının kişiye fazla kilolarını verdirmesinden başka fazla kilolarla ilişkili olan şeker, yüksek tansiyon, uyku apnesi, astım ve polikistik over gibi pek çok yandaş hastalıkları iyileştirmesine “Metabolik” etkinlik denir.

Gerçekte zayıflama ameliyatları ile metabolik ameliyatlar arasında fark yoktur. Bilimsel olarak zayıflama ameliyatları vücut kitle indeksi 35kg/m2 den küçük olan bireylere yapıldığında “Metabolik Cerrahi” olarak adlandırılırken, vücut kitle indeksi 35kg/m2 den büyük olanlar için uygulandığında ise zayıflama ya da “Obezite Cerrahisi” olarak isimlendirilir. Yani bilimsel olarak uygun hastaya yapacağınız zayıflama ameliyatları yöntemine göre az ya da çok metabolik etkinlikte sağlayacaktır.

Metabolik Cerrahi Yöntemleri nelerdir?

1- Tüp Mide Ameliyatı (Sleeve Gastrectomy)
Sindirim sisteminde sistem değişikliğine yol açmaksızın Tip-2 Diyabet hastalığını ortalama %65-70 oranlarında düzelme sağlayan bir yöntemdir.

2- Mide Bypassı (RNY- Gastric Bypass)
Sindirim sisteminde sistem değişikliğine yol açar. Tip-2 Diyabet hastalığını ortalama %75-80 oranlarında düzelme sağlayan bir yöntemdir.

3- İleal İnterpozisyon Ameliyatı
Miden tüp mide şeklinde küçültülmesi ve ince bağırsağın son ve baş kısımlarının değiştirilmesidir. Sindirim sisteminde ciddi bir sistem değişikliğine yol açar. Tip-2 Diyabet hastalığını ortalama %85-90 oranlarında düzelme sağlayan bir yöntemdir.

4- İleal interpozisyonlu RNY Gastrik Bypass
Doç. Dr. Feyzullah Ersöz dünyada ilk defa Tip-2 şeker hastalığını daha iyi kontrol edebilmek için laparoskopik yöntemle “İleal İnterpozisyon” ameliyat tekniğini, en etkili zayıflama ameliyatlarından biri olan “Gastrik Bypass” ame¬liyatıyla birleştirdi ve geliştirdiği yöntem hakkındaki makalesi 2015’te “Videosurgery and Other Minimal Invasive Techniques” isimli uluslararası bir dergide yayımlandı. (Laparoscopic Roux-en-Y gastric bypass with ileal transposition – an alternative surgical treatment for type 2 diabetes mellitus and gastroesophageal reflux).

İleal interposizyon ameliyatının olumsuz yan etkilerini azaltan bu yöntem Tip-2 Diyabet hastalığınıda ortalama %85-90 oranlarında düzelme sağlar.

5- Mini-Gastrik Bypass
RNY Gastrik Bypass ameliyatını basitleştirmek için geliştirilmiştir. Sindirim sisteminde sistem değişikliğine yol açar. En önemli yan etkisi bezdirici reflü şikayetleri ve ülserlerdir. Tip-2 Diyabet hastalığını ortalama %70-75 oranlarında düzelme sağlayan bir yöntemdir.

6-Transit Bipartisiyon
Tüp mide ameliyatından sonra ince bağırsağın bir kısmından yeni yapılan mideye bağlanması şeklinde yapılır. Ülser ve reflü olasılığı yüksektir. Sindirim sisteminde sistem değişikliğine yol açar. Tip-2 Diyabet hastalığını ortalama %70-75 oranlarında düzelme sağlayan bir yöntemdir.

7- Pankreatiko-Biliyer Diversiyon (Scarpiona Ameliyatı )
Sindirim sisteminde sistem değişikliğine yol açar. Tip-2 Diyabet hastalığını ortalama %98 oranlarında düzelme sağlayan bir yöntem olmasına rağmen ciddi oranlarda beslenme sorunlarına yol açtığı için tercih edilmeyen bir yöntemdir.

8- Duodenal Switch Ameliyatı
Pankreatiko-Biliyer Diversiyon ameliyatının yan etkilerini azaltmak amacı ile geliştirilmiştir. Tip-2 Diyabet hastalığını ortalama %90-95 oranlarında düzelme sağlamasına rağmen beslenme sorunlarına yol açma riski yüksek olan bir yöntemdir.

Doç.Dr.Feyzullah Ersöz’e Sorun !