“Gastrik Bypass” ameliyatı her türlü uğraşa rağmen arzu edilen kiloyu veremeyenler için kullanılan bir zayıflama ameliyatı yöntemidir.

Sıkça sorulan Sorular

Gastrik Bypass Ameliyatı Ne Demektir?

Bu ameliyat geçmişi oldukça eskiye dayanır. Gastrik Bypass ameliyatının ilk prototipi yaklaşık elli yıl önce oluşturulmaya başlanmış ve evrilerek günümüze kadar gelmiştir. Eski yıllarda açık cerrahi şeklinde uygulanırken son yıllarda laparoskopik yaklaşım standart hale gelmiştir. Sayısal olarak en çok yapılmış ve dolayısıyla sonuçları en çok yayınlanmış obezite cerrahisi yöntemlerinden sayılır.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatı Nasıl Yapılır?
  • Ameliyat öncesi hastaların gerekli tüm tetkik ve muayeneleri yapılır ve sonra ameliyat genel anestezi yöntemi ile ameliyathanede gerçekleştirilir. Ameliyat öncesi en az 8 saatlik bir açlık gerekir.

    Bu ameliyat yönteminde sırasıyla şunlar yapılır:

    Ameliyat kapalı, yani laparoskopik yöntemle yapılır. Karın cildine 5 mm ile 12 mm arasında 5 adet kesi yapılarak karın boşluğuna ince uzun bir video kamera sokulur. Daha sonra uzun çubuk şeklinde aletlerin yardımıyla ameliyat yapılmaya başlanır. Önce orijinal midenin yemek borusundan sonraki kısmında oldukça küçük yeni bir mide cepçiği oluşturulur.

    Daha sonra tüketilen gıdaların oluşturulan yeni mideden ince bağırsağa aktarılması ve sindirimin gerçekleşmesi için onikiparmak bağırsağından itibaren 50-100 cm arasındaki bir uzunlukla ince bağırsak ikiye bölünür.

    Bölünen ince bağırsağın sindirim sistemi devamlılığı olan ucu getirilip yeni yapılan mide cepçiğine bağlanır. Bu şekilde yediğimiz besinler ince bağırsağa girer. Daha sonra sindirimi gerçekleştirmek için yeni yapılan mide cepçiği dışında kalan orijinal midemizden gelen asiti, karaciğerden gelen safrayı ve pankreastan gelen sindirim enzimlerini taşıyan ince bağırsak ucu ise yeni yapılan mideyle ince bağırsak bağlantısının yaklaşık 150 cm ötesine bağlanır ve ameliyat ana hatları ile tamamlanır. Yediğimiz besinlerin asıl sindirimi işte bu ince bağırsak uçlarının bağlandığı yerden sonra başlar.
    Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatı Nasıl Zayıflatır?

Gastrik Bypass ameliyatından sonra sindirim sisteminde bir sistem değişikliği meydana gelmiş olur. Tüketilen besinler orijinal midemizin neredeyse %90-95’lik kısmını ve ince bağırsakların bir kısmını devre dışı bırakır. ‘Bypass’ ismi de ameliyatın bu özelliğinden dolayı gelir. Gastrik Bypass ameliyatından sonra tüketilen besinlerin miktarı azaldığı gibi yağ emiliminde de azalma meydana gelir.

Yeni yapılan mide hacmi Tüp Mideye göre çok daha küçük olmasına rağmen yemek yeme konforu daha yüksektir. Bunun nedeni Tüp Mide ameliyatında olduğu gibi tüketilen besinlerin ince bağırsağa geçişini engelleyecek pilor halkasının devre dışı bırakılan mide tarafında kalmasıdır. Bu yüzden Gastrik Bypass ameliyatından sonraki erken dönemde Tüp Mide ameliyatına göre püre ve katı besinlere çok daha erken zamanda geçilir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatı Neden Daha Kolay Yemek Yedirir?

Gastrik Bypass ameliyatından sonra küçültülen yeni midenin çıkışında orijinal midenin pilor diye bilinen halkası yoktur artık. Bu halka devre dışı bırakılan, yani bypass edilen karın içindeki büyük midemiz tarafında kalmıştır. Bu yüzden oluşturulan yeni mideyle yaptığımız ince bağırsak bağlantısı sürekli açık bir konumdadır. Dolayısıyla yeni yapılan mide; Tüp Mide ameliyatına göre çok daha küçük olmasına rağmen katı besinlerin ince bağırsağa geçişine izin verdiği için yeni mide içinde basınç yüksekliği kolay kolay oluşmaz. Bu yüzden de et, tavuk, balık gibi proteinden zengin katı besinler daha rahat tüketilebildiği için yeme konforu genellikle Tüp Mide ameliyatına göre daha üstündür.

Gastrik Bypass ameliyatı kişiyi genellikle tatlı yemekten uzaklaştırır. Bunun en önemli nedeni “Dumping Sendromu” dur. Yani kişiler şekerli yiyecekler yediklerinde aniden çarpıntı, terleme, korku hissederek kendilerini çok kötü hissederler. Bu deneyimler kişinin tatlılardan uzaklaşmasına yol açar ve bu durum genellikle geri kilo almayı da engeller.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatı Kolay Yemek Yedirdiği İçin Kilo Aldırır mı?

Gastrik Bypass ameliyatı, Tüp Mide ameliyatına göre yeme rahatlığı sağlasa bile ince bağırsakların bir kısmı emilim dışı kaldığı için hastalar genellikle kilo almaz aksine kilo vermeye devam ederler. Çünkü emilim dışı bırakılan ince bağırsak kısmı, kişinin vücut kitle indeksine göre %30-50 oranında azalır. Bu sayede, örneğin tüketilen 100 kalorilik bir çikolatanın, devre dışı bırakılan ince bağırsak uzunluğu ile paralel olarak emilim oranı yaklaşık %30 oranında azalmış olur ve kilo verme etkisi uzun yıllar devam eder.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Kimler Gastrik Bypass Ameliyatı İçin Uygundur?

Öncelikle Obezite cerrahisi için uygun olup; ( Yani her türlü girişime rağmen kilo veremeyen vücut kitle indeksi 40kg/m2 olan kişiler ya da, vücut kitle indeksleri 30kg/m2 üzerinde olup ciddi şekilde Tip- Şeker hastalığı, hipertansiyon, astım, uyku apnesi gibi yandaş hastalıkları olan insanlar).

• Reflü şikâyetleri olanlara,
• Az yemek yediği halde kilo veremediğini düşünenlere (yavaş metabolizma)
• Tatlı düşkünlüğü olanlara,
• Şeker hastalığı ön planda olanlar
İçin uygun bir ameliyat yöntemidir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatı Olacakların Ameliyat Öncesi Yapacakları Testler:

• Gerekli Kan testleri,
• Gastroskopi
• Gerekirse Karın Ultrasonografisi
• Gerekirse kolonoskopi
• Gerekirse meme usg ve mamografi
• Lüzum halinde;
• Kardiyoloji konsültasyonu
• Göğüs hastalıkları konsültasyonu
• Psikiyatri Konsültasyonu
• Endokronoloji Konsültasyonu
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatı Olmadan Önce Kilo Vermek Gerekli Midir?

Bu karar genellikle hasta bazlı verilmelidir. Karın bölgesi sırt üstü uzandıklarında bile oldukça yüksek duran hastalar ameliyat için risk teşkil edebilirler. Bu durum genellikle obeziteye bağlı büyük bir karaciğer ve karın içi yağ yoğunluğu nedeniyle meydana gelir.

Ameliyat öncesi bir miktar kilo vermek büyümüş karaciğerin normal ölçülere gerilemesine ve karın içi yağların küçülmesine bağlı olarak ameliyatın yapılabilirliği kolaylaşacaktır.

Ameliyat öncesi bir miktar kilo vermek neden önemlidir:

Bu başlık yüzünden zayıflama ameliyatı olacak bazı hastalar “ ben zaten kiloluyum, kilo vermek için ameliyat oluyorum, nerden çıktı bu kilo verme işi” diye geçebilir. Hastaların en çok istediği bir an önce ameliyatımı olup kilolarımdan kurtulayım düşüncesidir. Düz mantık olarak düşünüldüğünde haklı olabilirler ama işin aslı öyle değil. Oysa ister Tüp Mide ister, Gastrik Bypass ister başka zayıflama ameliyatı olsun kesinlikle apandisit, bağırsak düğümlenmesi, mide delinmesi gibi acil yapılması gereken bir ameliyat türü değildir. Bir apandisit ya da mide delinmesi hastasını teşhis koyar koymaz acil olarak ameliyat etmez iseniz hasta ölebilir. Oysa bir obezite hastasını gerekli hazırlıklar dört dörtlük yapmadan acil olarak ameliyat ederseniz hastanın ölümüne yol açabilirsiniz.

Bu durumunun ameliyat olacak hastalara detaylı şekilde anlatılması ve önemsenmesi gerekir.

Gelin bu konuyu gözden geçirelim;

Gastrik Bypass ameliyatı Tüp Mide ameliyatı gibi kapalı (laparaskopik ) yöntem ile yapılır. Bu yöntemde karın cildinize 5mm ile 10mm kesiler yapılır ve karnınız önce karbondioksit gazı ile şişirilir. Daha sonra kalem genişliğinde uzun kamera karın içinize yerleştirilerek bir video ekranından karın içiniz görülür. Sonra çubuk şeklinde gerekli cerrahi araçlar karın içinize sokularak gerekli cerrahi işlem yapılır.

Obezite durumunda sadece cilt altınız değil asıl karın içinizde çok fazla yağ birikir. Aynı zamanda karaciğeriniz normalden çok daha büyük ve yağlı durumdadır. Hem karın içinizin çok fazla yağ ile dolu olması hem de karaciğerinizin çok büyük olması ameliyatınızı oldukça güçleştirecektir.

Bunu şöyle düşünebilirsiniz;

Tıka basa eşya ile dolu bir odayı hayal edin. Bu odada ihtiyacınız olan bir eşyayı kolay bulabilir misiniz? Hadi buldunuz diyelim kolayca çıkartabilir misiniz? İşte ameliyat öncesi karın içinizdeki yağ miktarınızı ve karaciğer hacminizi azaltmaz iseniz ameliyatınızı yapacak cerrahta tıpkı sizin gibi aradığı eşyayı yani midenizi ve bağırsaklarınızı daha zor görecek ve daha zor işlem yapacaktır.

Ameliyat öncesi bir miktar kilo vermeniz gerektiği halde bunu önemsemediğiniz durumlarda ameliyat esnasında şu sorunları yaşayabilirsiniz;

• Anestezi süreciniz riskli olabilir
• Ameliyat süreniz uzayabilir
• Cerrah ameliyatınızı yapmakta güçlük çekebilir
• Ameliyattan uyanma ve anestezi etkisinden kurtulma daha uzun sürecektir
• Ameliyat sonrası daha çok ağrı hissedebilirsiniz
• Ameliyat esnasında ve ameliyat sonrasında yüksek tansiyon ve solunum problemleri daha sık olabilir
• Enfeksiyon, kanama, kaçak gibi istenmeyen komplikasyonlar daha sık görülebilir
• Kan pıhtılaşması durumu (emboli) daha sık görülebilir
• Hastanede kalış süreniz uzayabilir
• Ameliyatın sağladığı katkı azalabilir

Yukarıda 10 madde şeklinde özetlemeye çalıştığımız istenmeyen olumsuzlukları ameliyat öncesi %5-10 arası kilo kaybı ile belirgin şekilde azalacaktır. Örneğin; ameliyat olmaya karar verdiniz ve boyunuz 160cm kilonuz ise 100 kg. Ameliyat öncesi 2-3 hafta içinde en az 5 kg vermeniz bile ameliyatınızı belirgin şekilde kolaylaştıracaktır. Burdaki amaç sizi; daha önce pek çok kez denediğiniz başarısız diyetlere sokmak değildir. Amaç kısa sürede ameliyat hazırlığına katkı sağlamaktır. Bu sizin daha güvenli bir cerrahi olmanıza yardımcı olacaktır.

Şunu unutmayın sizin ameliyatınız derhal yapılması gereken acil bir ameliyat değildir. Sabırlı olmalısınız. Pek çok hastanın yaptığı gibi nasılsa ameliyat olacağım ne kadar çok yersem kardır demeyin.

Sizi bu konuda uyarmayan doktorunuzdan kuşkulanın ve uyarın.

Bu konuyu ciddiye almalısınız. Ne kendinizi riske atın ne sevdiklerinizi üzün ne de cerrahınızı güç durumda bırakın…

Ameliyat Öncesi Kilo Kaybı Nasıl Sağlanır?

Bildiğiniz gibi besinlerimiz temel olarak protein, karbonhidrat ve yağlardan oluşur. Bu besinler hormonlarımız ve vitaminlerimizin katkısı ve sindirim enzimlerimizin yardımı ile sindirilir ve her bir hücremize yaşaması için enerji sağlar. Tüm bu faaliyetler metabolizma olarak adlandırılır.

Sanıldığının aksine vücudumuzda en çok yağ depolayan besinler yediğimiz yağlar değildir. Asıl yağ birikimine karbonhidratlar yani şekerler neden olmaktadır. Karaciğerimizi şişiren aslında yediğimiz ekmek, börek, simit, pirinç, makarna, pilav, mısır, pizza, bisküvi, dondurma, pastalar, kola, fanta, gazoz, alkol, gofret, çikolata, reçel, bal, tatlı ve meyve gibi besinlerdir. Saydığımız tüm bu besinler karbonhidrat yani diğer adı ile şekerdir. Aslında binlerce yıl önce bu besinlerin hiçbiri yoktu. Bunları biz ürettik. Başlangıçta bu besinlere ulaşmak oldukça pahallıya mal olmasına rağmen günümüzde gelişen teknoloji ve gen mühendisliği ile genetiği değiştirilmiş karbonhidratlar herkesin ulaşabileceği kadar ucuzlamış ve toplumları esir almıştır. Bu durum aslında obezitenin dünyada salgın gibi artmasının altında yatan temel nedendir.

Ameliyat öncesi hazırlık yaparken öncelikle bu gıdalardan süratle uzaklaşmamız gerekmektedir. Yemeklerinizde aşırı olmamak kaydı ile tuz ve baharat kullanabilirsiniz. İş yerinize giderken bu besinleri yanınızda bulundurmak önemlidir.

Başlarda biraz baş ağrısı çekebilirsiniz. Bu durum geçicidir. Sabırlı olmalısınız. Her acıktığınızda önce bir bardak su içiniz. Bu midenizin gerilmesine ve kısmen doyma hissine neden olacaktır. Genelde 10-15 günlük bu yeme değişikliği sizde istenilen kilo kaybı sağlayacak hem ameliyatınızı, hem komplikasyonları hem de ameliyat sonrası uyumunuza katkı sağlayıp daha etkili kilo kaybına katkı sağlayacaktır.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatından Sonra Nasıl Beslenmek Gerekir?
Bu soruyu yanıtlamak için besinleri nasıl tükettiğimizi anlamalıyız.

Normalde İnsanların Besin Tüketme Şekli Şöyledir;

Çiğnediğimiz besinler yemek borumuzdan geçerek mide içine ulaşır. Mide içine giren çiğnenmiş gıda, midenin miksere benzer hareketleri ve mide asidi yardımıyla birlikte yavaş yavaş çalkalanmaya başlar. Bu işlem, mide içindeki gıdalar bir bulamaç haline gelinceye kadar devam eder. Daha sonra bulamaç haline gelmiş gıda, ‘pilor’ adı verilen (pilor Latincede bekçi anlamına gelir ve midenin çıkışında büzülüp açılan bir kas tabakasıdır) halkaya benzer bir kapının açılmasıyla beraber yavaş yavaş ince bağırsağa geçmeye başlar. İnce bağırsağa geçen bulamaç haline gelmiş besinler safra ve pankreastan gelen sindirim enzimlerinin etkisiyle daha küçük parçalara sindirilerek ince bağırsaktan emilecek bileşiklere çevrilir. Bu fizyolojik sürecin en önemli adımı, pilor halkasının, mide içindeki besinler ince bağırsağa geçebilecek uygun bir bulamaç haline gelmeyinceye kadar kolay kolay açılmayacağıdır.

Gastrik Bypass ameliyatından sonra pilor halkası devre dışı bırakılan büyük mide tarafında kalmıştır. O mideye besinler girmez. Gastrik Bypass ameliyatında yapılan yeni mide Tüp Mide ameliyatında bırakılan mideye göre daha küçük olsa bile Pilor halkası dediğimiz yapı Bypass edilen mide tarafında kaldığı için yemekler daha kolay tolere edilir. Bu nedenle Gastrik Bypass ameliyatı olmuş hastalar ameliyat sonrası erken dönemde, Tüp Mide ameliyatı olanlara göre daha erken püre ve katı gıdalara geçerler.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Tüp Ameliyatı Öncesi Vitamin Kullanmak Gerekir mi ?

Ameliyat öncesi hastaların kan değerleri, demir, vitamin B12, D vitamini değerlerinin ölçülmesi önerilir. Vitamin eksiklikleri var ise bu durum ameliyat sonrası hastalar yeterli beslenemediklerinden daha büyük bir soruna neden olabilir. Bu yüzden vitamin eksikliğini ameliyat öncesi dönemde tamamlamak önerilir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatından Sonra Örnek Bir Beslenme Şeması

Gastrik Bypass ameliyatından sonra nasıl beslenmek gerekir prensipleri çerçevesinde kalarak şöyle bir plan uygulayabilirsiniz;

Ameliyat sonrası Yeme İçme önerileri:

1.Gün:
Doktorunuzun izni olursa yudum yudum su içebilirsiniz . Bir defadaki miktar 20-30 ml yi geçmemelidir (yani bir fincan kahve kadar).

2. Gün
Su , et ve tavuk suyu, ayran.

3. ve 4. Gün
Yukarıdakilere ilave yoğurt , süt,

Not: Et suyu ve tavuk suyu tercih etmediğiniz durumlarda ayran, süt, şekersiz komposto suları, şeker ilavesiz taze sıkılmış meyve suları ve açık ılık çaylar içebilirsiniz.

Su içme miktarınız:
Her insanın su ihtiyacı farklı olabileceğinden pratik olarak İdrarınızın açık limonata renginde olması yeterli miktarda sıvı aldığınıza işarettir. Suyun tadını içine limon ya da elma parçaları ekleyip aromalı hale getirerek içimi kolaylaştırabilirsiniz.

5. ve 15. günlerde yeme planına örnek:

Kahvaltı:
Krem peynir sürülmüş Kızarmış Etimek, ya da hafif beyaz peynir, lor peyniri ya da dil peyniri ya da kaysı kıvamlı yumurta

Öğlen öncesi:
Ayran ya da süt, yoğurt ya da taneleri ince ve sert olmayan unsuz çorbaları taneleri ile birlikte tüketebilirsiniz. Şehriye, sebze, tarhana, yayla, ince taneli et ve tavuk suyu çorbalar

Öğlen:
Köfte ya da pişmiş kıyma ya da ezilmiş balık (Blender da çekilecek ya da ağız içinde pure haline gelinceye kadar çiğnenmeli)
İyi haşlanmış ve ezilmiş sebzeler ( brokoli, havuç ıspanak gibi)

İkindi:
Patates püresi ya da yoğurt, ya da cacık

Akşam:
Etimek, krem peynir, yumurta

Akşam sonrası:
Yoğurt ya da çorba, taze şeker ilavesiz meyve suyu

Not: Bu dönemde Parça et ve Parça tavuk tüketmeyin

16.-30. Günlerde yeme planına örnek

Kahvaltı:
Etimek, Peynir, kaysı kıvamlı yumurta, kabuğu soyulmuş domates , salatalık

Öğlen öncesi:
Şeker ilavesiz sütlaç

Öğlen:
Köfte, yoğurt

İkindi:
Süt, ya da cacık ya da az miktarda mevsim meyvesi

Akşam:
Etimek, peynir, ya da kaysı kıvamlı yumurta, kabuğu soyulmuş domates , salatalık gibi.

Akşam sonrası:
Yoğurt

Ameliyat sonrası 30. Günden itibaren

• Şekerli ve fazla yağlı olmamak kaydı ile tüm gıdalar tüketilebilinir.
• Yediğiniz besinleri test etmelisiniz. Sizde rahatsızlık yaratan besinleri yemeyin ve daha sonra yeniden deneyin.
• Katı gıdaları çok fazla çiğnedikten sonra yutun.
• Özellikle parça etleri ve tavukları iyice çiğnemediğiniz takdirde kusabilirsiniz. Ayrıca kabuğu sizi rahatsız edebilecek meyveleri ya iyice çiğneyerek ya da kabuğunu soyarak tüketiniz.

Önemli Notlar

A- Beslenme hakkında

1- Su ve diğer sıvıları pipet ile içmemelisiniz. Pipet aşırı hava yutmanıza neden olabilir.
2- Aşırı soğuk ve sıcak sıvılar tüketmeyiniz. Ağrıya neden olabilir
3- Zaman zaman halsizlik ve bitkinlik hissedebilirsiniz. Bunun nedeni genellikle sıvı eksikliğine bağlıdır. Susamadan gün içinde yudum yudum su ve sıvı gıdalar için. Suyun tadına tahammülsüzlük yaşadığınız taktirde suyunuzun içine limon ve elma dilimleri atarak içimini kolaylaştırabilirsiniz.
3- Gazlı içeceklerden (kola, fanta, gazoz, soda), şeker ilaveli hazır meyve sularından ve alkolden uzak durun.
4- Katı besinlere birlikte sıvı almayınız. 20-30 dk kadar katı-sıvı aralığı bırakınız.
5- Katı besinleri iyice çiğnemelisiniz. Besinleri ağzınızda püre haline getirdikten sonra yutmalısınız.
6- Yeni midenizin kapasitesi çok küçüldüğünden günde 6 öğün tüketmelisiniz.
7- Unlu, şekerli, baharatlı ve çok yağlı yiyeceklerden uzak durunuz
8- Açlığınızı tatlı yiyerek gidermek yerine beslenerek gideriniz.
9- Yemek tabaklarınızı küçültünüz
10- Size verilen vitaminleri kullanınız. Kan tahlillerinize göre doktorunuz vitamin ve mineral desteğine karar verecektir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatı Öncesi Hangi İlaçlar Kesilmeli?

Ameliyat esnasında ya da sonrasında kanama riskine neden olabileceği için; Aspirin, coumadin, heparin gibi kan sulandırıcılar ameliyattan önce 5-7 gün bırakılmalı eğer tedavi devamı gerekiyorsa düşük moleküllü heparin tedavisine başlanmalıdır.Ayrıca ameliyat sabahı hap şeklinde şeker ilaçları kullanılmamalıdır.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatı Öncesi Vitamin Kullanmak Gerekir mi?

Ameliyat öncesi hastaların kan değerleri, demir, vitamin B12, D vitamini değerlerinin ölçülmesi önerilir. Vitamin eksiklikleri var ise bu durum ameliyat sonrası hastalar yeterli beslenemediklerinden daha büyük bir soruna neden olabilir. Bu yüzden vitamin eksikliğini ameliyat öncesi dönemde tamamlamak önerilir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatına Bağlı Komplikasyon ve Ölüm Riski Var mı?

Gastrik Bypass ameliyatı deneyimli kliniklerde, çok deneyimli cerrahlar tarafından ameliyat için uygun hastalara doğru bir şekilde yapıldığında komplikasyon ve ölüm oranları bakımından safra kesesi yada fıtık ameliyatlarından farklı değildir. Bu gibi ameliyatlara bağlı da bazı hastalar ciddi sorunlar yaşayabilmekte ve hatta hayatlarını kaybedebilmektedirler. Ancak bu sorunlar yazılı, görsel ve sosyal medyada haber değeri taşımamaktadır.

Oysa Obezite ameliyatına bağlı meydana gelen nadir komplikasyonlar medyada bazı lobiler tarafından hemen olumsuz olarak haber yapılmakta ve obezite cerrahisinden fayda görebilecek pek çok hastaya tereddütler yaşatılmaktadır. Hastalar bu gibi haberleri dikkatte almasalar bile onların aileleri, arkadaşları ve çevreleri ameliyattan fayda görebilecek bu insanları oldukça olumsuz bir şekilde etkilemektedirler.

Gastrik Bypass ameliyatında anesteziye, ameliyatta ve ameliyat sonrasına bağlı nadir de olsa bazen sorunlar yaşanabilmektedir. Ameliyat için çok iyi hazırlanmış hastalarda bu sorunlar neredeyse üç binde bir oranlarında görülmektedir. Gastrik Bypass ameliyatından sonra en önemli komplikasyon kaçak dediğimiz durum olup oldukça nadir görülür.

Kanama, akciğer enfeksiyonları, tromboemboli, karın içi organ yaralanmaları, yüzeyel cilt enfeksiyonları nadir görülen riskler arasında sayılır.

Ameliyata bağlı meydana gelebilecek komplikasyon ve ölüm riskini en aza indirmek öncelikle ameliyatı yapacak cerrahın görev ve sorumluluğundadır. Cerrah her ne olursa olsun hastaların bir an önce obezite ve ona bağlı ciddi sağlık sorunlarından kurtulmak için talep ettiği acil ameliyat ısrarına direnmeli ve ameliyat için ön hazırlık gerekçelerini hastalara uygun şekilde açıklamalıdır.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatı Kaç saat Sürer?

Teknik olarak Gastrik Bypass ameliyatı Tüp Mide Ameliyatına oranla daha zordur ve deneyimsiz cerrahlar tarafınca yapıldığında 5-6 saat sürebilir. Gastrik Bypass ameliyatında çok deneyimli cerrahlar için bu süre 1-1,5 saat kadardır.

Ancak hastanın ameliyathaneye indirilmesi, anestezi uzmanlarınca uyutulmak için hazırlanması, hastanın yattığı ameliyat masasına pozisyon verilmesi, hastanın silinmesi ve örtülmesi, hastanın uyandırılması ve derlenme odasında kendisine gelinceye kadar tutulması ve ameliyathaneden yattığı odaya kadar nakil edilmesi ameliyattan çok daha uzun süren bir zaman alır. Bu yüzden hastanın ameliyat için odasından çıkıp yeniden odasına dönünceye kadar geçen zaman 2-3 saati bulabilir
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatından Sonra Kaç Gün Hastanede Kalırım ?

Gastrik Bypass Ameliyat sonrası aksi bir durum olmadıkça genelde iki gece hastanede kalınır ve sorun görülmez ise hasta evine taburcu edilebilir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatından Sonra İşe ve Günlük Yaşama Ne Zaman Dönerim?

Ameliyat laparaskopik yani kapalı yapıldığı için Taburcu olduktan ağır işlerde çalışmayanlar 3-4 gün sonra çalıştıkları işlerine ve rutin günlük işlerine dönülebilir. İlk ay oldukça hafif ağırlıklar kaldırılmalı kişiyi zorlayabilecek ağırlıklardan kaçınılmalıdır.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatından Sonra Hangi İlaçları Kullanacağım?

Genellikle Mide koruyucu dediğimiz kalan midede asit salınımını azaltan ilaçlar verilir.
Tromboemboli denilen yani kan pıhtılaşmasına engel olmak için iğne şeklinde kullanılan kan sulandırıcılar verilir.
Vitamin desteği verilir.
Ağrıkesici şurup verilir.
Kulanılan ilaçların dozu ve süresi ilgili Doktor tarafından belirlenir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass ameliyatından sonra Ömür Boyu Vitamin Almak Gerekir mi?

Vitamin eksikliği özellikle D vitamini ve B12 vitamin eksikliği obezite sorunu olmayan toplumun çok geniş bir kısmında da yaygın bulunmaktadır. Binlerce hastalık poliklinik deneyimlerimde gördüğüm sonuçlar oldukça çarpıcıdır. Ottalama D vitaminin 40ng/ml civarında olması beklenirken hemen hiçbir kişide bu değerleri yaz aylarında bile göremediğimi söyleyebilirim.

Obezite sorunu yaşayanlarda ise sonuçlar daha çarpıcı şekilde düşüktü.

5-6ng/ml sonuçlar obez bireyler arasında oldukça yaygındı. D vitamini yağda çözünen bir bileşik olduğu için obezlerde muhtemelen değerler daha düşük çıkmaktadır. İnce bağırsakları devre dışı bırakan bazı obezite cerrahisi yöntemlerini saymaz isek obezite cerrahisinden sonra ömür boyu vitamin gereksimine neden olmaz. Obezite cerrahisi olan hastaların vitamin düzeyleri daha yakın izlendiği için ve gerekli vitaminler verildiği için sanki vitamin bağımlılığı yaşıyor gibi algılanabilmektedir. Bu hastalar belki de oldukları ameliyattan dolayı daha yakından izlendikleri için şanslı bile sayılırlar.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatından Sonra Ne Zaman Spor Yapabilirim ?

Gastrik Bypass ameliyatından sonra iyi bir sonuç alınmak isteniyorsa hareket etmek şarttır. Ameliyattan sonra her gün yürüyüş yapılması önemlidir. Spor salonlarına 4-6 hafta sonra gidilmesi önerilir. Aşırı ağırlık kaldırılmamalıdır. Bisiklet kullanılabilinir.

Yüzme önemlidir. Zira eklem ve sakatlanma riski en az olan egzersiz şeklidir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatı Sonrası Ne Oranda Kilo Verebilirim?

Bu konu tartışmalı ve oldukça değişkendir. Ortalama kilo verme oranı toplam ağırlığa göre % 30-35, fazla kilolara göre ise % 50-60 oranındadır. Örneğin 100 kg bir kişi düşünün. Bir yılda muhtemelen % 30-35 kayıp ile 70kg civarlarına gerileyebilir.

Genel olarak bir yıl sonunda beklenen kilo kaybını şöyle hesaplayabilirsiniz:

a) Önce İdeal kilonuzu Hesaplayın:
Bunun pratik yöntemi Vücut Kitle İndeksi formülüdür. Aşağıdaki formüle göre sizde öncelikle ideal kilonuzu hesaplayabilirsiniz. Ancak bioimpedans yöntemiyle yapılan ölçümler daha gerçekçi sonuçlar verebilir
b) Fazla kilo hesabınızı yapın
Güncel kilo – ideal kilo = Fazla kilonuz
c) Beklenen kaybınız
Fazla kilonuz X 0.6 = Beklenen Kilo Kaybı
0.6 rakamı ise bir yıl içinde beklenen fazla kiloların % 60 nın verilebileceği varsayımına dayanarak kullanılmıştır.
d) Ameliyattan bir yıl sonunda beklenen kilonuz
Güncel Kilonuz – Beklenen kilo kaybı = Beklenen Kilonuz
Yukarıdaki Formülü Gerçek bir kişiye uyguladığımızda
Kişi 120kg ve boyu 160 olsun.
a) Bu kişinin İdeal kilosu
= 60 kg civarında olmalıdır
b) Fazla Kilosu
= 120-60= 60 kg
c) Beklenen kilo kaybı
60kg x 0.6 = 36kg
d) Ameliyattan sonra beklenen kilo durumu
120kg – 36kg = 84kg
Ancak bazı insanlar toplam ağırlıklarının neredeyse %40-55 oranında bile kilo verirken bazıları ise % 20-25 oranında kalabilirler. Verilen rakamlar genel ortalamalardır.

Unutulmaması gereken Diğer obezite cerrahisi yöntemlerinde olduğu gibi Tüp Mide ameliyatı da obezitenin tedavisinde yardımcı bir yöntemdir. Ameliyat sonrası erken dönemlerde yani ilk bir yılda hastalar ameliyatın etkisine bağlı olarak iyi oranda kilo verebilirler. Ancak önemli olan uzun dönemli neticelerdir. Kişinin ameliyat sonrasında eski alışkanlıklarını, yeme şeklini ve hayat tarzını değiştirmemesi durumunda sonuçlar hayal kırıcı olabilir.

Diğer bir hususta ameliyattan sonra ilk ay verilen kilo oranıdır. Genelikle ilk ay toplam vücut ağırlığının % 10 luk bir kısmı kaybedilir. Sonraki aylarda bu hız azalacak hatta bazı dönemlerde sabit kalacaktır.

Hastalarda sürekli olarak ilk ayda verdikleri hızda kilo verme beklentileri olabilir. Bu gerçekçi olmadığı gibi tehlikeli bir duruma da neden olabilir. Ameliyat sonrasında bedenimiz karşılaştığı bu yeni durum karşısında deyim yerindeyse ne yapacağını şaşırır. İlk ay verdiği bu büyük kayıp karşısında ne oluyoruz diye kendini sorgulayıp derhal savunma pozisyonuna geçer ve kilo vermesini yavaşlatır hatta bazı dönemlerde durdurur. Hastaların bu durumun farkında olmaları ve düşük hızda da da olsa kilo vereceklerinin farkında olmaları gerekir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatı Diyabet Hastalığımı İyileştirir mi?

Yapılan araştırmalarda Gastrik Bypass ameliyatının salt kısıtlayıcı bir ameliyat olmadığı ameliyatın önemli hormonal ve fizyolojik etkilerinin de olduğu gösterilmiştir.

Özellikle kilosu yüksek, diyabet hastalığı eski olmayan ve yaşı genç olan insanlarda diyabet hastalığını %70-80 oranında kontrol altına alabilir. Bu oranlar daha yüksek olabileceği gibi söz ettiğimiz kriterlere bağlı olarak daha düşük oranda da olabilir
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatı Hipertansiyonu, Astımı Uyku Apne (Horlama) İyileştirir mi?

Gastrik Bypass ameliyatı metabolik etkinliği yüksek olan bir ameliyat yöntemidir. Yapılan araştırmalarda hastaların % 70-80 hipertansiyon durumlarının düzeldiği, % 80-90 oranında önemli sağlık sorunu yaratan uyku apne sorunlarını ortadan kaldırdığını, %70-80 oranında astım ilaçlarını ya bıraktıklarını ya da azalttıkları gösterilmiştir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatından Sonra Midem Büyür mü?

Gastrik Bypass ameliyatından küçülen mide bir miktar büyüyebilir ve bu durum normaldir.

Genişleme oranı bazen cerrahi tekniğe bağlı da olsa genellikle hastaların beslenme alışkanlıkları ve davranışları bu durumu ağırlıklı olarak etkilemektedir.

Özellikle ;

Hastaların doyma hissi ve ağrı hissetmelerine rağmen yemeye devam etmeleri
Katı ve sıvıları bir arada tüketmeleri midenin daha erken ve daha büyümesine yol açabilir.
Mide büyümesi her zaman yeniden kilo alma nedeni de olmayabilir.
Katı gıdalar ile hemen doyma hissi duyan bazı hastaların; tüketilmesi daha kolay dondurma, çikolata, milk shake, enerji içecekleri, tatlı meyve suları, sütlü tatlılar gibi yemesi kolay ve kalorili besin olmayan besinleri tüketmeleri aslında en önemli kilo alma nedenidir. Aslında bu gibi besinleri Tüp mide ameliyatı olanlar daha çok tercih etmelerine rağmen “Dumping Sendromu” nedeniyle Gastrik Bypass ameliyatı olanlar nadiren tercih ederler
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatından Sonra Kilo Alır Mıyım?

Obezite ameliyatlarından sonra kilo alma durumu görülebilir.

Yapılan araştırmalarda tüp mide ameliyatından sonra hastaların belirli miktarlarda kilo alma oranları %5-35 arsında değişebilmekle beraber eski kilolarına geri gelmesi çok nadirdir. Kişinin eski alışkanlıklarına dönmesi yüksek kalorili ve kolay sindirilir besinlere yönelmesi, hareket etmemsi en önemli nedenlerdir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatından Sonra Karın İçinde Devre Dışı Kalan Mide Sorun Olur mu?

Yapılan araştırmalarda bypass edilerek çok büyük bölümü karın içinde kalan midenin sorun teşkil etmediği ve eskisi gibi gıda girişine de kapalı olduğu için gıdaların kanser yapıcı etkisinden korunduğu ve bu kısımda kanser görülme oranın normal kişilerden daha düşük olduğu saptanmıştır. Üstelik ileriki zamanlarda beslenme sorunu olan insanlarda ana mide karın içinde korunduğu için geri dönüşümün de mümkün olması diğer bir avantajdır.

Gastrik Bypass Ameliyatı Safra Kesesi Taşına Yol Açar mı?

Morbid Obezite zaten başlı başına safra kesesi taşları için bir risk faktötürüdür. Obezite cerrahisi sonrası hızlı kilo kaybı ve düşük yağlı diyet ile birlikte % 20-50 ye varan oranlarda safra kesesi taş ve çamuruna neden olabilir. Bunların %10-15’ i sorun yaratıp acil cerrahi girişim gerektirebilir. Obezite cerrahisi öncesi ultrason ile safra keseseleri incelen hastaların yaklaşık %15-25 inde safra kesesi taşları saptanmıştır. Bazı cerrahlar obezite cerrahisi öncesi yada ameliyat esnasında safra kesesi ameliyatı yapmaktan yanadırlar.

Bazı cerrahlar ise Obezite cerrahisi öncesi rutin safra kesesi incelemesi yapılmasını tercih etmezler. Yalnızaca ameliyat öncesi sorun oluşturmuş safra keselerini ameliyat etmekten yanadırlar.

Gastrik Bypass ameliyatından sonra fazla kilo kaybı çok olan kişilerde daha çok safra kesesi oluşur. Ameliyattan sonraki ilk altı ayda taş oluşumu ikinci altı aya göre iki kat fazladır.

Gastrik Bypass ameliyatı öncesi benim önerim safra kesesinde taş olup olmadığının bilinmesinin daha faydalı olacağı yönündedir. Safra kesesinde taş saptanan hastalar Gastrik Bypass ameliyatı esnasında safra kesesi ameliyatı olmalıdırlar. Ancak bazı durumlarda safra kesesi ameliyatını Gastrik Bypass ameliyatı ile birlikte yapmak risk oranını artırabilir. Böyle durumlarda kişi uygun miktarda kilo verdikten sonra safra kesesi ameliyatı yapılır.

Gastrik Bypass ameliyatından sonra safra kesesi taşı olasılığını azaltmak için çeşitli ilaçlar kullanılsa da risk tamamen ortadan kalkmaz. Yeterli su tüketmek riski azaltabilir.

Bazı cerrahlar ilk altı ay Ezetimebe (Ezetec 10 mg) yada ursodeoxycholic asit (Ursofalk kap 250mg) kullanmayı tercih etmekle beraber bu tür ilaçların da riski yok değildir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatı Böbrek Taşına Yol Açar Mı?

Obez bireylerin safra kesesi taş olasılığı arttığı gibi böbrek taşı olasılığı da obez olmayan bireylere göre anlamlı oranda artmıştır. Obezite ameliyatı yapılacak hastaların yaklaşık % 9 da böbrek taşı saptanmıştır. Obezite ameliyatı olan bireylerin olamayan bireylere göre yeni böbrek taşı olma ihtimali neredeyse üç kat daha fazladır.

Böbrek taşı oluşumunun artması konusunda ki faktörler kesin açıklanamamakla birlikte ana sebebin idrardan oksalat atılımının artmasına bağlı olduğu düşünülmektedir idrarda doygunluğa ulaşan kalsiyum oksalat oranında ki artış nedeniyle kalsiyumun idrar ile atılımını azalır.

Okzalat sadece kalsiyumu bağlamaz aynı zamanda magnezyumuda bağlar. Magnezyum aynı zamanda böbrek taşı oluşumu azalmasına katkı sağlamaktadır.

.Bu daha çok protein yıkımında artma, protein alımında azalma ile seyreden malnütrüsyona bağlıdır. Sonuçta bu taş oluşumunu arttırır.

Ameliyattan sonra böbrek taşı oluşumunu azaltmak için diyet ile alınan okzalat ve yağ miktarı azaltılmalı, yeterli kalsiyum replasmanı yapılmalı, yeterli sıvı alımı ve idrarın alkalize edilmesi amaçlanır.

Ispanak, siyah çay, fındık gibi okzalat miktarı fazla besinlerden kaçınılmalıdır. Fazla tuz tüketimi de böbrek taşına yol açabileceği için tuz kısıtlanmalı en azından günde en fazla önerilen beş gramdan daha fazlası tüketilmemelidir.

Ancak kalsiyum okzalat taşları gelişen hastaların genellikle kalsiyum alımları kısıtlanır. Oysa durum tam tersi olmalıdır. Bağırsaktan oksalat emilimini daha çok azaltmak ve okzalat bağlayıcı kalsiyumu arttırmak için daha fazla kalsiyum alınmalıdır. Önerilen miktar 1200mg oral kalsiyum dur. Kalsiyumun bağırsaklardan daha çok emilimi ve idrarı daha çok alkali hale getirdiği için özellikle citrate formunda alınması tavsiye edilir.

Hastaların günde iki litre idrar çıkarmaları hedeflenmelidir. Semptomatik taşları olan hastalara ekstrakaporeal taş kırma yada cerrahi uygulanmalıdır.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatından Sonra Hangi Sıklıkla Kontrollerimi Yaptırmalıyım?
2. Ay,
6. Ay,
1. Yıl,
18. Ay,
2. Yıl ve daha sonra sorun yok ise yılda bir kez kontrol önerilir
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018
Kontroller İçin Hangi Testler Gerekir?
Hormon, vitamin ve rutin biyokimyasal testler yapılmalı eksiklikler tamamlanmalıdır.

• Hemogram
• Açlık kan şekeri
• Üre
• Ürik asit
• Kreatinin
• Total kolesterol
• HDL
• LDL
• AST
• ALT
• GGT
• Albumin
• Kalsiyum
• Na, K
• Çinko
• Demir
• HbA1c
• TSH
• Ferritin
• Parathormon
• 25-OH D3 Vitamini
• Vitamin B12
• 6. Ayda Karın Ultrasonu
Genel olarak bu testler istenmekle beraber doktorunuz ek tetkikler yapılmasını da önerebilir.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatından Ne Kadar Sonra Hamile Kalabilirim?
Pek çok obeziteden muzdarip kadın hormonal bozukluklardan ötürü doğurganlık sorunu yaşayabilmektedir. Obezite cerrahisinden sonra çoğu hastada hormonal problemler düzeldiği için bu kişilerin ameliyattan sonra ilk aylarda bile hamile kalma olasılıkları yüksektir.

Ancak yoğun kilo kaybı nedeniyle ve iyi beslenememe nedeniyle obezite cerrahisininin erken dönemlerinde hamilelik riskli olabilir ve önerilmez. Ortalama bir yıldan sonra kişi beslenme sorunu yaşamıyor ve sağlık problemleri yoksa hamilelik engel teşkil etmez.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Gastrik Bypass Ameliyatından Sonra Sarkma Olur mu?
Bu kişinin ameliyat öncesi ağırlığı ve ameliyattan sonra verdiği kilo ile orantılı olmakla beraber yaş, cinsiyet , cilt esnekliği gibi faktörlerle yakın ilişkilidir. Ameliyattan sonra iyi beslenemeyen ve çok hızlı kilo kaybı olanlarda sarkmalar daha sık görülür.

Doğru egzersiz, doğru beslenme ve yeterli sıvı alımı ile istenmeyen bu durumlar en aza indirilebilir.

Fazla derilerini ameliyat ile aldırmak için en ideal zaman ameliyatın üstünden en az bir yıl geçmiş olması ve kişinin aynı kiloda en az 6 ay sabit kalmasıdır.
Kaynak: Doç. Dr. Feyzullah Ersöz, Ağır İnsan, Epsilon Yayınevi, 2018

Doç.Dr.Feyzullah Ersöz’e Sorun !