Appendiks nedir ve ne işe yarar?

Appendiks sözcüğü Türkçe’de ek, ilave, liste, ulama gibi anlamlara karşılık gelir. Gerçekten de appendiks karın içimizin sağ alt bölümünde ince bağırsağın bitimi ile kalın bağırsağın başlangıcı kısmında ortalama 8-9cm uzunluğunda, 4-8mm kalınlığında solucanımsı bir uzantı şeklinde bulunan bir yapıdır.Ancak bazen 1cm den kısa, 30cm den uzun bile olabilir. Kör bağırsak olarak ta bilinir.

Eskiden appendiksin “hiç bir işe yaramayan organ” düşüncesi günümüzde yıkılmış ve başta IgA olmak üzere immunoglobilinlerin salgılanmasında aktif rol aldığı kabul edilen lenfoid dokunun var olduğu kanıtlanmıştır. Her ne kadar appendiksin bağışıklık sistemi üzerinde etkisi olsa da insanlarda appendiksin çıkarılması kişilerin sağlığını olumsuz etkilemez.

Appendiks içinde ki lenfoid dokunun 12-20 yaş aralığında sürekli arttığı, 30 yaşından sonra ise yarı yarıya azaldığı ve 60’lı yaşlarda ise neredeyse kaybolduğu ve appendiks lümenin çoğu zaman kapandığı gösterilmiştir.

Sıkça sorulan Sorular

Appandisit nedir ve sebepleri nelerdir?

Appandisit demek appendiks’in iltihaplanması anlamına gelir. Appandsit gençlerin hastalığıdır. En sık 10-30 yaşları aralığında görülür. Kadınlara göre erkeklerde oran biraz daha yüksektir.

En önemli neden içi çok dar olan bu yapının bir dışkı parçası ya da sebze veya meyve çekirdekleri ile tıkanmasıdır. Bazen tıkanmaya appendikse giren bir parazit neden olduğu gibi bazen de içinde ki lenf dokusunun büyümesine bağlı tıkanma meydana gelir.

Appandisit hemen her yaşta görülebilmekle beraber yirmili yaşlarda en fazla görülür. Acil ameliyatların en sık sebebi akut appendisit’tir. Kabaca toplumun %7’si appandisit nedeniyle ameliyat edilir.

Appendisit’in klinik ve labaratuvar bulguları:
Toplumda ameliyatların en sık sebebi olmakla beraber kesin tanı koymak yine de kolay değildir. İştahsızlık sonrası bulantıyı takiben göbek çevresinde hissedilen karın ağrısı temel karekteristik şikayetlerdir. Kusma vakaların %50’sinde gözükür.

Zamanla ağrı karnın sağ tarafında appendiksin olduğu yere yerleşir. Bu nokta ilk başarılı appendisit ameliyatları yapan doktorun adına itafen “McBurney” ismi ile bilinir. Kan tahlilinde lökosit değeri genellikle 10.000-18.000/mm3 arasındadır. Yüksek ateş ve taşikardi apandisitin patlamış olduğunu akla getirir.

Ultrasonografi ve Tomografi tanı için yardımcı olsa da en önemlisi fizik muayene ve kişinin öyküsüdür. Gebelerde rahim sürekli büyüdüğü için ağrının yeride değişkenlik gösterir ve tanıyı zorlaştırabilir.

Tüm gelişmelere rağmen yanlış tanı konma oranı %15 civarındadır. Hatalı tanı oranı kadınlarda erkeklere göre çok daha yüksektir(%22-K, %9-E).

Appendisit hastalığı nasıl tedavi edilir?
Appendisit hastalığının tedavisi cerrahi yani ameliyat ile apandisitin çıkarılmasıdır.

Appendiks perfore olmadan (yani patlamadan,delinmeden)önce ameliyat ile tedavi edildiğinde komplikasyon ve ölüm oranı çok çok düşük oranlardayken delinme meydana geldiği zaman bu oran %3 ler civarında seyreder. Bu sayı normal oranların 13-50kat daha yüksek demektir. Yaşlılarda delinmiş appendikse bağlı ölüm oranı %15 civarındadır. Yapılan bir çalışmada rüptüre olmamış yani delinmemiş apandisitlerde komplikasyon oranı %3 civarında iken, delinmiş oranlarda %47 dolaylarındadır.

Appandisit hastalığında erken tanı ve erken cerrahi girişim en önemli faktörlerdir.

Amelliyat tekniği:
Cerrahi tedavide açık ya da kapalı ( laparaskopik) yöntem uygulanabilir.

Deneyimli cerrahlar tarafından yapılan laparaskopik appendektominin sonuçları açık apendektomiye göre daha iyi gözükmektedir. Özellikle doğurganlık dönemindeki kadın hastalarda laparaskopik girişim daha detaylı bir incelemeye olanak sağladığı için açık ara avantajlı bir yöntemdir. Ameliyat sonrası normal şartlarda hastalar bir gün sonra taburcu olabilir, ağır işlerde çalışmayanlar bir haftada işlerine dönebilirler.

Doç.Dr.Feyzullah Ersöz’e Sorun !